iAd
Iphone 4'ün çıkışıyla beraber bütün medyanın ilgi odağı olduğunu biliyoruz. Bu yüzden tanıtıldıktan veya satışa sunulduktan sonra buraya özelliklerini ve cihazın geleceğiyle ilgili tahminlerimi yazma gereği bulmadım. Ilginç nokta ise, bir telefonun en temel özelliğini -aramayı- etkileyen çekim problemine, ve birçok insanın ağır eleştirilerine rağmen firmanın ve iPhone'un imajindan ve başarısından hiçbirşey kaybetmemesi. Bir firma hayal edin, bu firma sadece 1 adet telefon modeli piyasaya sürsün, ve zayıf noktaları da olsa, düşmanları bunları kullanarak kışkırtıcı/alaycı reklamlarda yayınlasalar ilk 3 günde 1.7milyon adet (saniyede yaklaşık 6 iPhone) satabilsin !
Nedir peki işin sırrı? Retina Display gibi inovatif özellikler mi? Belki. Fakat bence açık olan, firmanın pazarlama başarısı ve dahiyane fikirleri olan CEO Steve Jobs.
Diğer firmalarda yeni model telefonlarındaki değişiklik genelde daha yüksek megapixel kameralar, daha hızlı işlemciler gibi bir önceki modelin özelliklerinin daha gelişmişini barındırması oluyor. Sektörde yeni bir fikir ve özellik sunan firma ise pastanın büyük bölümünü götürüyor ve diğerleri onu taklit ediyor. 2007 yılında iPhone'dan ve Apple'dan bihaber olan ben Amerika'dan gelen kuzenimin iPhone'unu elime aldığımda şaşırmıştım ve bu yaklaşımı görmüştüm. Telefon diğer tüm telefonlardan farklıydı. Tuşlarının olmaması çok da tuhaf diildi belki ama birden çok parmakla bu şekilde rahat ve efektif kullanılması gerçekten bahsettiğim inovasyonun ta kendisiydi.
Inovasyon dışında, Steve Jobs'ın (veya ekibinin) ürettiği müşterinin ihtiyaçlarını ve çıkarlarını gözeten kendi tabirleriyke "herkesin kazandığı" fikir ve stratejiler bu başarının arkasında. Appstore bunlardan birisi mesela. 2007 de ilk nesil iPhone'un sunumunda Steve Jobs cihazın Apple bilgisayarlarındaki işletim sistemi olan Mac OS X çalıştırdığını belirtmişti. Fakat cihazın ilk yazılımı sadece 7 adet (yanlış hatırlamıyorsam) uygulama içeriyordu. Halbuki iPhone çok daha fazlasını yapabilecek kapasitedeydi. Bunu gören bazı kullanıcılar "jailbreak" adını verdikleri bir yöntemle iPhone'a kendi yazdıkları programları yüklediler ve kısa sürede herkes iPhone'unu jailbreak yapmaya başladı. Apple bunu gördü ve bunu kullanıcıların (ve 3.parti yazılımcıların) da işine gelebilecek şekilde nasıl kendi çıkarlarına doğru yönlendirebileceklerini düşündüler ve 2008 de AppStore ortaya çıktı. Jailbreak için yazılım yazanlar artık AppStore için yazıyordu çünkü yüklenme başına (kendilerinin belirledikleri genellikle 1 dolar civarında) ücret alıyorlardı. Bu sayede insanlar çok daha çeşitli ve eğlenceli uygulamalar içeren AppStore kullanmaya başladılar ve iPhone bu uygulamalar sayesinde yepyeni bir boyuta ulaştı ve pazarın lideri oldu.
Buraya kadar anlattıklarımın iPhone 4 (ve içinde bulunduğu yazılımı iOS4) ile ne ilgisi var diyebilirsiniz. Fakat Apple iOS4 belki şu an için önemi farkedilmese de en az yukarıda anlattığım fikir kadar dahiyane bir fikir/strateji içeriyor: iAd.
1 iPhone kullanıcısı ortalama 30 dakika uygulamalarla vakit geçiriyormuş ve "Eğer her 3 dakikaya 1 reklam koyduğumuzu düşünürsek günde 1 cihazda 10 reklam yayınlamış oluruz" diyor Steve Jobs. 100 milyonuncu cihazın (iphone/ipod touch) da satıldığı hesaba katılınca bu yaklaşık günde 1 milyar (!) reklam anlamına geliyor. Ayrıca, reklam gelirinin %60 ı yazılımcıya ayrıldığı için uygulama yazmaya teşvik edilmesi, uygulama fiyatlarının düşmesi ve insanların daha çok uygulama indirip vakit geçirmesi -ve en sonunda- iPhone fenomeninin daha da büyümesi demektir.
Peki nası işliyor iAd ve önceki mobile reklamlarından farkı nedir? Önceki uygulamalarda gördüğünüz reklam linkine dokunduğunuzda sizi uygulamadan çıkarıp, internetteki reklam veren siteye yönlendiriyordu. Uygulama kapandığı için kaldığınız yerden devam bile edemiyordunuz ve sonuç olarak kimse reklamlara basmak istemiyordu. Ayrıca internet yoluyla reklam verildiği için yukarıda bahsettiğim gibi yeterince etkileyiciliğe sahip değildi.
iAd iOS 4 ün bir parçası. Yani bir uygulama yüklendiğinde reklam da içinde gömülü olarak geliyor. Uygulama içinde gördüğünüz reklam satırına dokunduğunuzda uygulama içinde bir bölüm açılıyor. Bu bölüm video / oyun gibi yüksek kaliteli öğeler barındırıyor. Zaten uygulama içinde gömülü geldiği için herhangi bir veri kısıtlaması içermediğinden en az TV kadar etkileyici içerikler sunulabiliyor ve istenilen anda sol üst köşedeki x işaretine dokunarak tekrar uygulamadaki kaldığımız yerden devam edebiliyoruz.
Gerçekten de söylenildiği gibi mobil reklam piyasasını tamamen farklı bir boyuta çıkarıp çıkarmayacağını bende merak ediyorum.
Sonradan gelen edit : Bir arkadaşımın farketmesi üzerine yazının başında bir bilgi hatasını düzeltiyorum. iPhone 4'un ekran ve anten sorunları ilk 3 gün satışından çok sonra patlak vermiş. Yinede firmanın bu ayın 16'sında anten sorunuyla ilgili verdiği basın konferansından aldığımız istatistiğe göre ilk 2 haftada 3milyon satış gerçekleşmiş. Bu rakam ilk paragrafta anlattığım olguyu destekliyor; apple müşterisi anten sorununa rağmen firmaya sahip çıkıyor (!).
